27/10/2011 11:38

Bülent Baştürk

Köy veya kasaba hayatını bilmem. Ama akrabalarımın bir kısmı batıda çok güzel küçük bir şehirde yaşar. Ben ise doğduğumdan beri bu şehirde yaşıyorum. Hep bir koşuşturma, hep bir yerlere yetişme telaşı içinde geçen hayatların yaşandığı bu şehirde. Sabah uyandığım andan itibaren gözüm hep saatte. Belki çocuklukta fütursuzca geçirdiğim günlerin dışında günün ve gecenin bana yettiğini hiç şahit olmadım. Okul hayatı, iş hayatı… Soluk soluğa herşey. Şehrin üstüne gündüz ve gece hiç kalkmayan inanılmaz bir stres bulutu çökmüş durumda.

Köy veya kasaba hayatını pek bilmem. Ama akrabalarımın bir kısmı batıda çok güzel küçük bir şehirde yaşar. Uzun zamandır olmasa da gitmişliğim vardır daha önceleri. Fark ettiğim şey orada yaşayan insanların çok daha ağır yürümeleri. Öyle sakin sakin yürürler ki sanki hiç dertleri, tasaları yok. Yetişmeleri gereken hiçbir yerleri yok. Benim için "Tango"nun anlamı, o küçük güzel şehrin bazen rüzgarsız bazen de hafif esintili bir akşamüstünde, deniz kenarında, iyot kokusunun eşliğinde huzur dolu bir şekilde hafif ve sakin adımlarla yürümektir.

Bülent Baştürk

Haberler